Mümin Sekman

2013-05-15 16:49:00
Mümin Sekman |  görsel 1
Mümin Sekman |  görsel 2

                 Mümin Sekman Kimdir ?   Mümin Sekman kişisel gelişim ve sosyal başarı türünde kitapların yazarıdır. Yayınlanma sırasına göre eserleri: 1. Ya Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç, Ya da Yoldan Çekil. 2. Kesintisiz Öğrenme 3. Türk Usulü Başarı 4. Başarı Üniversitesi 5. Kişisel Ataleti Yenmek 6. Çevik Şirketler 7. Her Şey Seninle Başlar. 8. Her şey Seninle Başlar 9+ 9. Limit Sizsiniz. 10. Her Şey Beyinde Başlar. Bu kitaplardan başka, sıfırdan zirveye çıkanların başarı öykülerinin anlatıldığı 'İnsan İsterse: Azmin Zaferi Öyküleri' kitap dizisinin danışmanlığını yapmaktadır. İstanbul'da doğan yazar, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi ama hukuk alanında hiç kariyer yapmadı. Başarılı insanları inceleyip, nasıl başardıklarını analiz edip, başarılı olmak isteyenlere anlatmayı meslek ve misyon olarak seçti. 'Başarılı olmak öğrenilebilir ' düşüncesini yaygınlaştırmaya çalıştı. Bir dönem Çocuklar Duymasın dizisinin senaryo danışmanlığını da yapan yazar, Kişisel Gelişim Merkezi'nin (Kigem.com) kurucusudur. Kigem.com Türkiye'nin kişisel gelişim içerikli ilk internet sitesidir ve Türkiye'de "Beyin Haftası" kutlamalarını yürütmektedir. Türkiye'de 'kişisel gelişim uzmanı' titrini kullanan ilk kişi olan Sekman, Londra merkezli The Success Think Tank'ın da kurucusudur. Yazar dünyanın metrekaresine düşen başarılı insan sayısını artırmayı kişisel misyonu saymaktadır. Devamı

Ahmet Şerif İzgören

2013-05-15 16:42:00
Ahmet Şerif İzgören |  görsel 1
Ahmet Şerif İzgören |  görsel 2
Ahmet Şerif İzgören |  görsel 3

                 Ahmet Şerif İzgören Kimdir ? 1965 yılında İzmir’de doğdu. 1983 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni, 1987’de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü’nü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı. 1991 yılında ordudan istifa etti. Aynı yıl Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi’ni kurdu ve bu şubenin müdürü olarak dört yıl görev yaptı. Bu dönemde, Bursa’nın ilk kültür merkezini açtı. Türkiye’nin tek çeviri dergisini çıkarttı. On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı. 1995 yılında özel sektöre transfer oldu; iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı. 1996 yılında AIESEC Yüksek Danışmanlar Konseyi Üyesi olarak hizmette bulundu. İngiltere (Sunley Management Center) ve Türkiye’de zaman yönetimi, finans, liderlik, beden dili, işletme yönetimi ve yönetim modelleri, satış ve pazarlama, iletişim, şirket fonksiyonları, karar alma teknikleri, stres yönetimi, motivasyon, yaratıcı liderlik, benchmarking vb. konularda birçok seminere katıldı ve eğitim aldı. Daha sonra bu alanlarda yurt içinde ve yurt dışında eğitimler verdi. Liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim alanında yurt dışı da dâhil olmak üzere birçok üniversite ve platformda 500’ü aşkın seminer verdi. Hâlen bu konularda Türk ve yabancı birçok kuruluşa, eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir. İzgören, çalıştığı kurumlarda değişim yaratması ve sistem oluşturmasıyla tanındı. Kurucusu olduğu Academy International / İzgörenAkın Eğitim ve Danışmanlık firmasının 1996’dan beri; ELMA Yayınevi’nin (Akademi Artı Yayıncılık AŞ) 1... Devamı

Cengiz Erşahin

2013-05-15 16:32:00
Cengiz Erşahin |  görsel 1

                                          Cengiz Erşahin Kimdir ?   26 Mart 1969 günü Sidney’de (Avustralya) doğdu. İlkögrenimini Sidney’de tamamladı. Orta öğrenimine Ankara'da devam etti. ODTÜ Metalurji Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra tekrar Avusturalya’ya gitti ve işletme mastırını tamamladı. 1,5 Yıllık iş deneyiminden sonra Türkiye’ye döndü. Türkiye’nin sayılı firmalarında mühendislik ve satış konularında çalıştı. Kendi işini kurup yönetti. Aynı zamanda kişisel gelişim kültürüne yöneldi. 2004 yılında yayınlanan “Kafesin İçerisindeki Hayat” adlı kitabı  3 ay boyunca en çok satan kitaplar arasında yer alıp 25. baskısını yapmıştır. Aynı yıl içerisinde 'Başarıya Götüren Sözler' adlı kitabı yayınlandı. Cengiz Erşahin’in diğer eserleri, ‘Gerçek Sır’, ‘Stres, Kendine Güven, Mücadele Ruhu‘, Coşkuyla Yaşamak’, ‘Tutkuyla Yaşamak’, ‘Mutluluğa Götüren Sözler’ ve ‘İnsan İlişkilerine Yön Veren Sözler’dir. Dergi ve gazetelerde makaleleri yayımlanmıştır. Türkiye’nin birçok kamu kurumuna ve özel sektörün önde gelen kuruluşlarına seminer vermiştir. Cengiz Erşahin, son bir yıl içerisinde 167,000 kişiye seminer vermiş olup, 2006 yılında Ankara`nın bütün ilk ve orta dereceli devlet ve özel okul müdür ve müdür yardımcılarına ilçeler bazında seminerler vermiştir. Aynı yıl içerisinde, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nün organize ettiği, OKS, ÖSS öğrenci ve velilerine bir dizi seminer vermiştir. 2007 yılında İst... Devamı

BAŞARISIZ MISINIZ, YOKSA YANLIŞ HEDEF Mİ SEÇİYORSUNUZ?

2013-04-27 20:41:00

Başarı Merdiveni Ders alınmış başarısızlık başarı demektir.Malcom S. Forbey Etrafımızda başarılı insanlar vardır; iş dünyasında başarılıdır, eğitim hayatında başarılıdır, sporda başarılıdır, çalışma hayatında başarılıdır? Başarılı insanlara gıpta ile bakarız. Ne kadar başarılı insan, nasıl başardı acaba deriz. Başarının sadece o insanlara mahsus olduklarını düşünürüz, o insanların başarılarını çevre şartlarına, aile durumlarına, maddi durumlarının yerinde olmasına, bazen şansa bağlarız. Hangi sebebin başarıyı getirdiğini düşünüyor isek o imkana sahip insanların hepsinin de başarılı olmaları gerekmez mi? Zengindi imkanları vardı bir çok dersten özel ders aldı tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse bütün zengin insanların çocuklarının, bütün özel ders alanların başarılı olmaları gerekmez miydi? Ailesi çok ilgili tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse bütün çok ilgili ailelerin çocuklarının daha başarılı olmaları gerekmez miydi? Çok çalıştı tabiî ki başarılı olacaktı deriz;öyleyse başarılı olmak için sadece çalışmak yetseydi bir çok çalışan insanın başarısız olmaması gerekmez miydi? Nasıl başarılı olunacağını biliyordu tabiî ki başarılı olacaktı deriz; öyleyse nasıl başarılı olunacağını bilen kişilerin hepsinin de başarılı olmaları gerekmez miydi? İyi bir eğitim almıştı, falanca okulda okuyordu tabiî ki başarılı olurdu deriz; öyleyse iyi bir eğitim almış veya falanca okuldan mezun öğrencilerin hepsinin de çok başarılı olmaları gerekmez miydi? Dış etkenler ne kadar başarılı ya da başarısız olacağımız belirleyemez sadece etkiler ama sonucu tek başına belirleme gücü yoktur. Eğer sonucu  belirleyebilmiş olsaydı, buna yeterli olabilseydi yukarıdaki örneklerdeki kişilerin hepsini... Devamı

İLHAM VERİCİ KONUŞMANIN ALTIN KURALLARI

2013-04-27 20:41:00

İlham verici konuşmanın 10 altın kuralı! Ekonomi gazeteciliğine başladığımdan bu yana en az 30 yıldır neredeyse her Allah’ın günü bir toplantıdan diğerine koşturur, değişik uzmanlık alanlarında onlarca etkili ve yetkili ismi dinlerim. Bakanlar, CEO’lar, akademisyenler... Devir değişir, iktidarlar değişir, yetkili ve etkili kadrolar değişir, ama bitmek-tükenmek bilmeyen uzun ve sıkıcı konuşmalar katiyen değişmez! Hepimizin bildiği istatistikler, rakamlar, temcit pilavı gibi ısıtılıp-ısıtılıp önümüze konur; zaten çoğu konuşma da yazılı metinden ruhsuz bir ses tonuyla okunur. 2 ay önce Vehbi Koç Ödülü’nü almak üzere Türkiye’ye gelen Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’i dinledikten sonra bizimkilere iyice tahammül edemez oldum. Karşımızda Harvard’daki 12 laboratuarında pek çok buluşa imza atmış, Nobel yolunda emin adımlarla ilerleyen sıkı bir bilim insanı var; ama ödülünü almak için sahneye dans ederek çıkabiliyor. Ödül sonrası yaptığı konuşmanın her saniyesinde ağzının içine baktırıyor; en bilimsel konuları bizlere acayip eğlenceli bir üslupla anlatabiliyor... TEDxReset Konferansı Ben yıllardan beri kendi konuşmalarımda dinleyenleri sıkmamaya, lafı uzatmamaya, somut örneklerle salondakilerin olayı gözlerinde canlandırmalarını sağlayarak meramımı anlatmaya çalışırım. İstanbul’da 12-13 nisanda yapılacak TEDxReset Konferansı için 37 konuşmacının her birine gönderilen aşağıdaki metni görünce, TED konferanslarının neden bu kadar popüler hale geldiğini ve internet üzerinden izlenme sayısının 1 milyarı aştığını daha iyi kavradım.  Öncelikle ister Bill Clinton ya da Sir Richard Branson ol, ister 17 yaşındaki genç bir yetenek..... Devamı

BİR ALIŞKANLIĞI DEĞİŞTİRMENİN ANATOMİSİ

2013-04-27 20:40:00

BİR ALIŞKANLIĞI DEĞİŞTİRMENİN ANATOMİSİ   Kötü alışkanlıklarınızdan kurtulmak adına kim bilir ne yollar denediniz? Kendinize ne telkinlerde bulundunuz, ne hedefler koydunuz? Hayatınızı değiştirmek istiyor ve nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, ilk önce alışkanlıklarınızın farkına varın. Sahip olduğunuz alışkanlıklarınız neler? Çok uyumak… gibi. Peki ya sahip olmak istedikleriniz? Spora başlamak... gibi. Bir de vazgeçemedikleriniz var; düzensiz beslenmek... gibi.   Alışkanlıklara geniş açıdan bakmak Son zamanlarda okuduğum, Charles Duhingg tarafından yazılmış olan “Alışkanlıkların Gücü” (Power of Habits) kitabı, alışkanlıklarınızın nasıl oluştuğunu, işleyişini ve değişim mekanizmalarını anlatıyor. Alışkanlıklarla ilgili merak ettiğiniz tüm soruları çarpıcı örneklerle açıklıyor. Kitap; Boyner Yayınları’ndan çıkmış ve Handan Balkara Çevikus tarafından Türkçe’ye çevrilmiş. Kitapta inanılmaz örnekler, bilimsel makaleler yer alıyor ve sayfalar okurken akıp gidiyor.İstatistiki araştırmaların, bilimsel analizlerin dozu o kadar güzel ayarlanmış ki beni hiç rahatsız etmedi, aksine acaba şimdi hangi örneği verecek diye merakla bekledim. Bireysel, kurumsal ve toplumsal Kitap, üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde bireysel alışkanlıkların nasıl doğduğuna odaklanıyor. İkinci bölümde başarılı şirket ve organizasyonların alışkanlıklarını inceliyor. Üçüncü bölümde ise toplumsal alışkanlıkları ele alıyor. Bu üç bölümde alışkanlıkların nasıl işlediğini anlarsak, onları değiştirebiliriz. Peki, alışkanlık neydi? Willam James 1892’de alışkanlıkla ilgili şöyle söylemiş : “Günbegün yaptığımız seçimlerin çoğu uzun uzun verilmiş kararların sonuçları... Devamı

ÇOK DEĞİŞKENLİ KARİYER PROBLEMİ

2013-04-27 20:39:00

Kariyer hayatında problemlerin biri biter biri başlar. Üstelik bu problemlerin ortak özelliği çok bilinmeyenli olması. İşte en yaygın kariyer problemleri ve çözüm önerileri... ÇOK BİLİNMEYENLİ KARİYER PROBLEMİ 4 kariyer problemi, 4 çözüm önerisi PROBLEM 1: "SORUMLULUĞUM ÇOK FAZLA" "İki yıldır aynı iş yerinde aynı pozisyonda çalışıyorum. Patronum ise bana her geçen gün daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bunun karşılığında, ne bir terfi ne de görev tanımımda değişiklik yapmaktan bahsediyor. Maaşımda artış talep etmem doğru olur mu? Nasıl bir yöntem izlemeliyim?" Derya K. İşe giriş aşamasında ya da pozisyon değişikliklerinde, iş tanımınızı yazılı olarak netleştirmediğiniz takdirde, size verilen ek sorumlulukların ne kadarının işinizin ve sorumluluklarınızın bir parçası olduğundan tam olarak emin olamazsınız. Bunu değerlendirebilmek için şirketinizde ya da departmanınızda ne gibi değişiklikler olduğuna da bakmalısınız. Biliyorsunuz, ekonomik kriz dolayısıyla pek çok kişi işten çıkarıldı. O kişilerin sorumlulukları kalanlara paylaştırıldı ve bir kısmı size düşmüş olabilir. Bu durumun düzeltilmesini isteyebilir ya da bunun geçici olacağını düşünerek şirketinizi ayakta tutmak adına bir süre idare edebilirsiniz. Ancak yaşadıklarınız genele yayılmamış, sadece size özelse, bu durumda kendi yaşam koşullarınızı göz önünde bulundurarak bir karar vermelisiniz. Ek sorumluluklar iş-özel yaşam dengenizi bozacak seviyede ise, bu durumda bence konuşma yoluna gitmenizde fayda var. Burada önemli olan, düşüncelerinizi nasıl dile getireceğiniz… Direkt maaş artışı talebiyle gitmek yerine, bu artışın nedenlerinden ve sizin hayatınızda yarattığı sonuçlardan bahsederek konuyu ele almalısınız. Sakin ve mantıklı bir şekilde konuşa... Devamı

BAŞARI MI, MÜKEMMELLİK Mİ?

2013-04-27 20:38:00

Başarıya ulaşmak mı istiyorsunuz yoksa yaptığınız her işte yüzde 100 en iyi olmak için mi çabalıyorsunuz? Eğer kusursuz olmanın peşindeyseniz mükemmeliyetçilik kısırdöngüsüne yakalanmışsınız demektir. Hata ile başarısızlığın eşit tutulduğu bu kısırdöngü gerçekçilikten uzaklaşmayı da beraberinde getiriyor... MÜKEMMELİYETÇİLİK · Yaptığınız işler asla yeterince iyi değilmiş gibi hisseder misiniz? · Kusursuz olması için uğraşırken sık sık işlerinizi ertelemek zorunda kalır mısınız? · Yaptığınız her iş %100 iyi değilse kendinizi oldukça vasat hatta başarısız hisseder misiniz? Eğer durum böyleyse, sizin başarı için çabaladığınızı söylemek zor; aslında daha çok, mükemmel olmayı deniyorsunuz demektir. Mükemmeliyetçilik, kendine zarar verici düşünce ve davranışlar yolu ile aşırı derecede ve gerçekçi olamayacak kadar yüksek hedefler edinmektir. Toplum içinde zaman zaman olumlu ve başarı için gerekli bir tutum gibi görülse de bu tamamen hatalı bir yaklaşımdır. Mükemmeliyetçiliğin, gerçekte, başarıyı engelleyen bir tutum olduğu araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Mükemmeliyetçilik, kendinize olan saygınızı ve memnuniyetinizi olumsuz etkilediği için, daha gerçekçi hedefleri olan insanların yakaladığı başarıyı elde etmeyi engelleyebilir veya geciktirebilir. Neden Mükemmeliyetçi Olunur? Mükemmeliyetçilik genellikle, çocukluk döneminde “ancak bir şeyler başardığım zaman değer görür ve sevilirim” şablonunun öğrenilmesi ile hayata geçer ve zamanla genel bir tutum haline gelir. Bu düşüncenin bir sonucu olarak kişi, kendisine de başkalarının onu onayladığı ölçüde değer vermeyi öğrenir. Bu duru... Devamı

BIRAKINIZ ELEŞTİRSİNLER..!

2013-04-27 20:38:00

Eleştiri ile baş etmek ve onu kendine yararınıza kullanmak için nasıl bir strateji uygulamalısınız? Uzman Psikolog Özge Altan Aytun, eleştiriye göğüs germenin 5 yolunu açıklıyor. “Güne başladınız. Okulda, işte, evde, sokakta yapmayı planladığınız pek çok şey var. Tam da bu sırada en yakından ya da uzaktakinden gelir eleştiri. Kendinizi eleştirilmiş, düzeltilmiş, başarısız hatta suçlanmış hissedersiniz. Sizce bu küçücük bir hata ya da önemsenmeyecek bir konu olabilir. Ama bir kere eleştirildikten sonra belki de günlerce bunun üzerine düşünürsünüz” diyor Psikoloji İstanbul’dan Sertifikalı Gottman Çift Terapisti ve Uzman Psikolog Özge Altan Aytun. Peki, gerçekten eleştiriyle baş etmek mümkün mü? Eleştiri ile baş etmenin ve onu kendine yararınıza kullanmanın mümkün olduğunu söyleyen Aytun, eleştiri ile baş edebilmek için 5 stratejiyi açıklıyor. Eleştiriyi dinleyin Aldığınız eleştiriye tepki vermeden dinlemeye ve karşı tarafın bakış açısını anlamaya çalışın. Yeni bir bakış açısı kazanabilir ve kendinizi geliştirme fırsatı yakalamış olabilirsiniz. Savunmaya geçmeyin Hemen savunmaya geçmek yerine karşıdaki insanın size yardım etmek isteyip istemediğini düşünün. Belki de onu reddetmek yerine bu söylediği şeyi değiştirmek veya küçük bir sorumluluk almak sizi bir adım daha ileriye götürecek. Tepkinizi erteleyin O sırada sert bir tepki vermek yerine bunu biraz ertelemeye çalışın. Derin bir nefes almak, bulunduğunuz ortamdan ayrılmak, kısa bir mola vermek daha sağlıklı karar almanızı ve bu eleştiriye daha sağlıklı cevap vermenizi sağlar. Hatalarınızı kabul edin Ortada bir hatadan kaynaklı bir eleştiri varsa bu hatayı kabul ettiğinizde ne olacağını düşün&... Devamı

DUYGU VAMPİRLERİNDEN' UZAK DURUN!

2013-04-27 20:37:00

Çevrelerindeki mutsuz kalabalıklara rağmen günden güne daha karizmatik görünen insanlara dikkat edin! Çünkü ihtiyaçları olan enerjiyi çevresindekilerin mutsuzluğundan karşılıyorlar. Bencili, kontrol delisi, paronayağı... ’DUYGU VAMPİRİ’ ARKADAŞLARDAN UZAK DURUN! Bencili, kontrol delisi, paranoyağı... Belki de bu insanlar size hayatı dar ediyor. Klinik psikolog Albert J. Bernstein‘ın yaptığı çalışmaya göre çevresindeki mutsuz insanların varlığına rağmen daha karizmatik, daha yetenekli gözüken insanlar aslında birer duygu emici vampir. Çünkü bu görüntülerini oluşturmak için ihtiyaçları olan enerjiyi çevresindekilerin mutsuzluğundan karşılıyorlar. Çalışmasında duygu vampirlerini inceleyen Bernstein, onlardan korunmak için izlenmesi gereken yolları anlattı. Haberin devamı ↓ reklam KONTROL DELİLERİ Bu tip insanlar rahatsız edici şekilde titiz giyimli ve düzen delisidirler. Karar verirken basittirler olumlu ve olumsuz yönlerini gördükleri konularda gri renklere izin vermezler ve bir kez karar aldıklarında, hatalı olduklarını bilseler de, kararlarından geri dönmezler. Faydaları? Bu tarz insanlar söz verdiklerinde yerine getirirler ve detaycılıklarıyla sizi boşa para harcayacağınız aktivitelerden uzak tutarlar. Zararları? Onlara karşı işlediğiniz bir hata size beklemediğiniz bir tepki olarak dönebilir. Mükemmeliyetçi oldukları için ufak hatalara tahammülleri çok azdır. Bu ufak eksiklikler için sizi kırmaktan ve yıpratmaktan çekinmezler. Nasıl korunursunuz? Bütün zararlarından sakınmak için onların kafa yapılarını kabul etmeniz lazım. Ne de olsa yapmak istedikleri şeyi yapacaklar. Bırakın kafasındaki siyah ve beyazı birbirinden ayırsın. Ama siz... Devamı

Sözsüz İletişim

2013-04-27 20:36:00

  İletişimin diğer öğelerinden biride sözsüz iletişimdir. Günlük yaşamda gerçekleştirilen ilişkilerde başvurulan bir yöntemdir. Sözsüz iletişim bazen anlam yaratmada, çoğu kez bilincinde olmaksızın ama kaçınılmaz olarak sürekli kullanılan bir iletişim biçimidir. İletişimde kullanılan ses tonlaması, yüz ifadeleri, mimikler, beden hareketleri, jestler sözsüz iletişimin bir parçasıdır. Bu özellikler ancak sözlü iletişimle birlikte etkin olur. Sözsüz iletişim, iletişim yokluğunu olanaksızlaştırma, duygu ve coşkuları yetkin biçimde dile getirme, bireyler arası ilişkileri tanımlama ve belirlemede, güvenilir iletiler sağlamada önemlidir. Tüm bunlar kültüre göre biçimlenir. Değişik kültürlerde farklı anlamlar taşıyan sözsüz iletişimin sembolleri vardır. Susma , İsteme ve gerekli olduğu durumlar dışında bireye çoğu kez sıkıntı ve bazen acı veren olgudur. Çok uzun süre susmak ya da başkaların sürüp giden sessizliği gerilimlere neden olabilir. Eşler arasında uzun süre suskunluğun kavgadan daha kötü ve etkili olduğunu unutmayalım. Bireyler arası iletişimde iletişim yokluğunun kötü bir iletişimden daha olumsuz sonuçlara yol acar. Çünkü iletişimle tartışma ve sorunu çözmede başlangıç oluşturmada önemlidir. Fakat susma tüm bunları yok eder. Sosyal Hizmet Uzmanları, mülakatlarında eğer müracaatçısı susma yöntemini bir iletişim biçimi olarak kullandığı an sonlandırmalı ve müracaatçının bu konudaki tepkisinin nedenlerini araştırmalıdır. Susmanın yada sesiz kalmanın değişik nedenleri vardır. Bunlar rastlantısal değildir. Her susmanın iletişimde değişik yorumlara ve sonuçlara yol açabilecek, kendine öz... Devamı

İSİM HAFIZASINI GELİŞTİRMENİN YOLLARI

2013-04-27 20:35:00

anıştığınız insanların isimleri buhar olup hafızanızdan uçuyorsa bu gidişe bir son vermek sizin elinizde. İsimleri hatırlamamanın yarattığı stresten kurtulmak için tanışma anından itibaren yapmanız gerekenler bu yazıda... İSİM HAFIZASI GELİŞİR Mİ? İsim ezberlemek/hatırlamak benim için çok zordur. Kimsenin ismini kolay kolay öğrenemem. Öğrensem de öyle aniden hatırlayamam, hafızamın bir yerlerinden çağırmam, üzerinde düşünüp, neyle birlikte kodladığımı anımsamam gerekir. Tam öğrendim artık dedikten sonra bile bir bakarım hop uçuvermiş. Kalabalıklar, gruplar, çok sayıda yeni insanla tanışmak en büyük kabusumdur. Art arda birçok kişiyle tanıştığımda, insanlar elimi sıkarken adlarını söylediğinde sıkıntıdan beynim uğuldamaya başlar. İçimden bir ses "birazdan onlar sana isminle hitap etmeye başlayacaklar ve sen yine hiçbirininkini hatırlamadığın için tuhaf durumlara düşeceksin" dediğinden çaresizlikle kıvranmaya başlarım. Yıllardır birlikte çalıştığım iş arkadaşlarımı aniden birine tanıştırmam gerekse isimleri, cebimdeki anahtarlıkla aynı hızda düşüverir zihnimden. En kötüsü de, yanınızda bir arkadaşınızla sokakta yürürken çok iyi tanıdığınız ama ismini hatırlayamadığınız biriyle karşılaşmaktır. Yanımdakiyle, karşılaştığım kişiyi tanıştırmam gerekir ama isim hatırlayamadığım için ya aymaza yatarım ya da yaş/cinsiyet vb. gibi nezaket kurallarına göre yapmayı beceremem. Çünkü hemen panikle yanımdakini, adını o an hatırlayamadığım kişiye tanıtıp arkadaşımın kendi adını söylemesi için içimden dua ederim. Hele yüzünü hiç görmediğim birileri hakkında bana birtakım hikayeler anlatılıyorsa vay halime... Sürekli "kimdi o" diye sorup karşımdakinde zekamla ilgili ciddi soru işare... Devamı

ÖĞRENİRKEN SAĞ, HATIRLARKEN SOL YUMRUK

2013-04-27 20:35:00

Öğrenirken sağ, hatırlarken sol yumruk Amerikalı psikologlar, sağ yumruğun 90 saniye süreyle sıkılmasının hafıza oluşumuna yardımcı olduğunu, aynı işlemin sol yumrukta yapılmasının ise hatırlamayı kolaylaştırdığını açıkladı. Plos One dergisinde yayımlanan bir araştırma, yumruk sıkma yoluyla hafızanın güçlendirilebileceğini ortaya koydu. 50 yetişkin ile yapılan deneyde, kişilerin bu yolla uzun bir kelime listesini hatırlamaya çalışırken daha iyi performans sergilediği görüldü. Araştırmacılar, yumruk sıkmanın beyinde hafıza ile ilgili bazı özel bölgeleri harekete geçirdiğine inanıyor. New Jersey'deki Montclair Üniversitesi'nden Ruth Propper'a göre bu araştırma, bazı basit vücut hareketlerinin beynin işleyişini geçici olarak değiştirip hafızayı geliştirebileceğini gösterdi. Dr. Propper BBC'ye yaptığı açıklamada, "Bir şey öğrenmeden hemen önce sağ yumruğun, hatırlamaya çalışırken de sol yumruğun sıkılması hafızayı geliştiriyor" dedi. Daha önceki araştırmalarda, sağ yumruğun sıkılması ile beynin sol yarısının, sol elin sıkılması ile de sağ yarısının harekete geçtiği gözlenmişti. Bu eylemin duygularla bağlantısı kurulmuş, örneğin sağ yumruğun mutluluk ve öfke ile, sol yumruğun ise üzüntü ve endişe ile bağlantısına dikkat çekilmişti. Hafıza ile ilgili süreçlerde beynin iki yarısının da kullanıldığı, sol yarısının hafıza kaydında, sağ yarısının ise hatırlamada etkili olduğu düşünülüyor. Yapılacak yeni araştırmalarla yumruk sıkmanın sözel ya da uzamsal, kelimelerin yanı sıra resim ve yerlerin de hatırlanması ile ilgili diğer zihinsel işlevleri de etkileyip etkilemediği incelenecek. Ancak araştırma sonuçlarını kesin bir dille ifade etmek için daha fazla konu üzerinde daha fazla &cce... Devamı